HATAY

H62.png

Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1938’de hem hastalığı, hem de Hatay için mücaadele ettiğini biliyor muydunuz?

“Şimdi sıra geldi Hatay meselesini çözmeye!”

O zamanlar hastalığına tanı konamıyor, Fransa’dan ünlü bir doktor getiriliyor…

“Eğer benim vereceğim talimatları yerine getirmeyecekseniz ben burada 5 dakika kalmam!” diyor. Atatürk’ün, 45 gün boyunca kıpırdamadan yatmasını, gazete okumamasını, stresini artıracak hiçbir şey yapmamasını istiyor. Atatürk ise doktorunu dinliyor, yattığı yerden ansiklopedi okumaya başlıyor. Medical Laurossa’da siroz maddesiyle karşılaştığında millete verdiği sözü tutmak için 46. gün ayaklanıyor.

Şimdi gidiyoruz dediği gün 19 Mayıs’tı.  Halkına verdiği son söz Hatay’dı. O sözü yerine getirdi. Tekerlekli sandalyeyle tuvalete giden adam, 19 Mayıs’ta ayaklanıp orduyu denetliyor. 20 Mayıs’ta orduyu denetliyor. 25 Mayıs’ta Mersin’den ayrılıyor. Önce Ankara’ya sonra İstanbul’a geldi. Haydarpaşa’nın merdivenlerini inmek için bir formül bulundu. Manevi kızı Ülkü’nün elinden tutacaktı. Hatay’ın kurtarılması için Atatürk’ün sağlığının iyi olduğu bilinmesi gerekiyordu.

1 Haziran’da savaronaya çıktı. Hatay için diplomasi savaşına başladı. Ayakta durması, oturması yasaktı. Kamraya girse bunalıyor, güverteye çıksa güneşin altında kalıyordu. Buz dolu leğenlerle çözüm üretilmeye çalışıldı. Savarona boğazda gidip geliyor buzlara çarpan rüzgar bir nebzede serinlik yaratıyordu. İnanılmaz bir diplomasi ile dünyayı ayağa kaldırıyor.

3 Temmuz’u 4 Temmuz’a bağlayan gece: “Yarın Ankara hükümeti, Paris Hükümeti’yle temas kuracak, öbür gün Türk Ordusu Hatay’a girecek. Ultimatom budur! Pazartesi sabahı, 5 Temmuz İSKENDERUN’UN KURTULUŞU!

H79.png

Fransa’dan Hatay’a gönderilen telgraf emri metni: Türk Ordusu girecek, silahla müdahale etmeyin. Atatürk Hatay’ı da kurtardı. O tek, gerçek bir kahraman!

Atatürk, “Şimdi tedavime devam edebiliriz.” dedi. 42 kiloya düşmüş halde, Dolmabahçe’ye taşındı. Saraydan bir daha çıkamayacaktı. Son isteği: 29 Ekim’de Ankara’ya gitmek, çok sevdiği insanlarıyla ömrünü adadığı Cumhuriyet’in bayramında bir arada olmak. Hazırlıklar yapıldı ama hastalığı müsade etmedi. 29 Ekim 1938’de yataktan çıkamayacak haldeydi. Ben bu satırları yazarken hıçkırıklara boğuluyorum. Daha fazla devam edemiyorum…Benim bizlerin her daim kalbinde, beyninde sen varsın Atam…Uğruna sağlığını feda ettiğin Hatay’ı ziyaret etme fırsatı bulmak bambaşka bir duygu..

Günümüzde Hatay’ın başkenti olan Antakya, Anadolu’nun en önemli ve en eski yerleşim yerlerinden biriydi. Hititler dönemi ve öncesinin, hem Doğu Roma’nın ve daha sonra Osmanlı Devleti’nin önemli bir merkezdi. Hem ticari, hem kültürel olması hem de yolların kesiştiği yer olması açısından stratejik önemi büyüktü. Roma ve Bizans dönemlerinin en gözde şehirlerinden biriydi. Antakya Orta Doğu’nun ve Ön Asya’nın bir nevi anahtarı niteliğindeydi.

Farklı dinlerin bir arada barış içinde yaşadığı özgürlükler şehri. Bir olmayı başarmış, medeniyetler şehri Hatay.

H59.pngHATAY HAKKINDA HER ŞEY

H95.pngHATAY ve ANTAKYA’DA NERELERİ GEZELİM?

H8.png

HATAY YEME-İÇME ÖNERİLERİ